Varis Belirtileri Nelerdir?

Vücut tarafından kullanılmış, oksijeni az ve metabolizma atıklarını barındıran kirli karnı kalbe taşıyan toplardamarlar (venler) genişlediğinde, normalden fazla uzadığında ve kanın geçişini zorlaştıracak kadar kıvrıldığında “varis” ortaya çıkar.

Genellikle bacaklarda ve kalça bölgesinde cilt yüzeyine yakın damarlarda oluşan varisin nedeni damar içerisinde bulunan ve kanın kalbe doğru akmasını sağlayan tek yönlü kapakçıkların zayıflaması ve görevini tam olarak yerine getirememesidir.

Kanın yönünü belirleyen kapakçık çalışmadığında bacaklardan kalbe doğru akması gereken kan sorunlu damar içinde birikmeye başlar. Bu durum damarın genişlemesine yol açar ve bir süre sonra toplardamar genişlemesi dışarından görülecek kadar belirgin hale gelir.

Neden bazı insanlarda görüldüğü ve diğerlerinde görülmediği konusunda net bir bilgi olmamakla birlikte sürekli ayakta durmayı gerektiren bir iş nedeniyle bacak damarlarının zaman için basınç nedeniyle tahrip olması, damarları etkileyen bir travma, yaşlanma, hareketsiz bir yaşam tarzı, aşırı kilo ve gebeliğin varis riskini artırdığı bilinmektedir.

Bunlara ek olarak varis kalıtımsal olarak kuşaktan kuşağa aktarılabilir. Yani yakın aile bireylerinizde varis sorunu varsa sizde de görülme ihtimali yüksektir.

Varis Belirtileri Nelerdir?

Kıvrılmış, şiş, mavi/mor damarlar gözle görülür hale gelene kadar herhangi bir belirti görülmeyebilir.

Varisli damarlar cilt yüzeyinde görülmeye başlamadan önce her zaman olmamakla birlikte aşağıdaki belirtilerden bazıları ortaya çıkabilir.

Bu belirtiler sıcak havalarda veya uzun süre ayakta durulduğunda şiddetlenir. Hareketle, bacağın bir süre yukarıda tutulmasıyla ve dinlenmeyle belirtilerin şiddeti hafifler.

Bacaklarda Ağrı: Varisli damarın bulunduğu bölgede sürekli ve donuk bir ağrı oluşabilir.

Ağrıya ek olarak yanma hissi yaşanabilir. Ağrı ve yanma hissi gün sonuna doğru artabilir. Gece saatlerinde varisin bulunduğu bacakta kramplar görülebilir.

Bu belirtiler bacakların uzun süre hareketsiz kaldığı zamanlarda daha belirgin hale gelebilir.

Şişlik: Ayak ve ayak bileğinde hafif şişlikler görülebilir. Varis ileri bir aşamadaysa bacakta ödem oluşabilir ve bacağın tamamı şişebilir.

Kaşıntı: Varisli damarın bulunduğu bölgede kaşıntı oluşabilir. Yine bu bölgedeki cilt pullanabilir, aşırı kuru olabilir ve cildin rengi değişebilir.





Ne Zaman Doktora Gitmeli?

Varis çoğu insan için kozmetik bir sorun olmakla birlikte bazı durumlarda diğer bir ciddi sağlık sorunun belirtisi olarak ortaya çıkabilir veya varis ilerledikçe bazı komplikasyonlara yol açabilir.

Bu nedenle aşağıdaki durumlarda yapılacak doktor kontrolü ciddi komplikasyonların önlenmesi açısından önemlidir.

Cilt yüzeyinde renk kaybı, iltihap, ülser benzeri yaralar çoğunlukla daha derin bir damarda problem olduğunun işaretidir. Bu durum damarın kan pıhtısı nedeniyle tıkanmasına bağlı olarak oluşabilir ve varisten daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğinden mutlaka doktor tarafından muayene edilmesi gerekir.

Varis ayak bileğinde ve ayakta hafif şişlikler görülmesine neden olabilir ancak bacağın tamamının veya bir bölümünün şişmesi kan pıhtısı nedeniyle engellenen kan akışının bir belirtisi olabilir. Bacağınızı bir bölümü veya tamamı şişse doktora gitmelisiniz.

Varisiniz varsa ve herhangi bir nedenle nefes darlığı, göğüs ağrısı yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna gitmeniz önerilir. Bu tip belirtiler kalbe veya ciğerlere yakın bir damarda sorun olduğunun işareti olabilir.

Varisli damarlar cilt yüzeyine çok yakınsa bazen çok hafif bir darbe nedeniyle, hatta bu bölge tıraş edilirken bile kanamaya başlayabilir.

Böyle bir durumda kanayan bölgenin üzerine pamuk/gazlı bez koyup ayağın yukarıda olduğu bir pozisyonda (altına yastık koyabilirsiniz) uzanmak kanamanın durmasına yardımcı olacaktır. Eğer kanama 10-15 dakika içinde durmadıysa bir sağlık kuruluşuna gitmek gerekebilir.

Varis Teşhisi Nasıl Konur?

Cilt yüzeyine yakın damarlarda görülen varisin teşhis edilebilmesi için çoğunlukla fiziksel muayene yeterlidir. Doktor ofisinde damarları inceleyerek ve varsa şikayetlerinizi dinleyerek varis teşhisi koyabilir.

Doktor varis nedenini belirlemek için kilonuzu, yaşınızı, ailenizde varis sorunu olup olmadığı, bacağınıza bir darbe alıp almadığınızı, yakın zamanda bacak kemiklerinde bir kırık olup olmadığını, derin damar trombozunuz olup olmadığını sorabilir.

Fiziksel muayene dışında kalan testler genellikle pıhtı nedeniyle tıkanan bir damar şüphesi varsa istenir. Bacaklardaki kan akışı ve derin venlerde kan pıhtısı olup olmadığı “dubleks doppler ultrason” ile belirlenebilmektedir.

Varis Tedavisi Nasıl Yapılır?

Varisli damarlar görünümleri dışında herhangi bir şikayete yol açmıyorsa doktorunuz sadece belirli aralıklarla kontrol isteyebilir. Ancak ağrı ve şişlik şikayetleri varsa veya komplikasyon şüphesi varsa çeşitli tedavi yöntemleri kullanılabilir.

Skleroterapi: Genellikle küçük damaları kapatarak damarın daha da genişlemesini engellemek amacıyla uygulanan “skleroterapi” yönteminde damara bir kimyasal madde (sklerozan) enjekte edilir. Bu yöntem özellikle küçük damalardaki genişlemenin durdurulmasında yüksek oranda başarılı bir tedavi yöntemidir.

Lazer Tedavisi: Lazerle varis tedavisi cilt yüzeyine yakın, “örümcek damarlar” olarak adlandırılan küçük damarlar için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Cilt yüzeyinden ve içeriden olmak üzere 2 farklı lazerle varis tedavisi yöntemi bulunmaktadır. Her iki yöntemde varisli damarın kapatılmasına ve genişlemenin durdurulmasına yöneliktir.

Radyofrekans Tedavisi: Lazerle tedaviye benzeyen ancak lazer yerine radyo dalgaları kullanılan bu tedavi yöntemi nispeten büyük damarlardaki varisler için tercih edilmektedir.

Flebektomi: Varisin bulunduğu bölgede açılan küçük kesiklerle varisli damarın çıkarılması operasyonudur.

Bağlama Yöntemi: Sorunlu damar bağlanır ve çıkartılır. Bu tedavi yöntemi cerrahi müdahale ile gerçekleştirilir.

Varis tedavisinde kullanılacak yöntem varisli damarın büyüklüğüne göre değişebilir. Büyük damarlar genellikle bağlama yöntemi, lazer ve radyofrekans yöntemleriyle tedavi edilir.

Küçük damarlar içinse çoğunlukla lazer ve skleroterapi yöntemleri kullanılmaktadır.

Bazı durumlarda bu yöntemlerin hepsi veya birkaçı bir arada kullanılabilir.




Varis Çorabı İşe Yarıyor Mu?

Varis çoraplarının amacı bacak üzerindeki baskıyı kontrollü bir biçimde artırarak kan dolaşımını geliştirmektir. En sıkı yeri bilek bölgesi olan bu çoraplar yukarı doğru çıktıkça bollaşır ve bu sayede ayaktan yukarı doğru olan kan akışının düzetilmesi hedeflenir.

Varis çorabının varis nedeniyle görülen ağrıyı, şişliği ve rahatsızlık hissini hafiflettiği biliniyor ancak varis oluşumunu engellediği veya mevcut varisi tedavi ettiği yönünde bir bilgi yok.

Bu nedenle uzmanlar varis çorabının diğer tedavi seçeneklerinin kullanılamadığı durumlarda kullanılmasının daha doğru olacağını belirtiyorlar. Ayrıca ilaç ve cerrahi müdahale yöntemlerinin kullanılamadığı hamilelik sırasında varis çorabı uygun bir yöntem olarak öne çıkıyor.

Varisi Olanların Dikkat Etmesi Gerekenler

Varis tekrar edebilen bir rahatsızlık olduğu için hem mevcut varisin ağrıya yol açmaması hem de yeni damarların etkilenmemesi için bazı önlemler almanız gerekebilir.

Egzersiz: Bacaklardaki kan dolaşımının artması için hareket etmeniz şart. Ne kadar uzun süre hareketsiz kalırsanız varis görülme riski o oranda artıyor. Ağır ve yorucu egzersizler yapmanıza gerek yok. Haftada toplam 150-200 dakika tempolu yürüyüş varis riskini önemli oranda azaltır.

Kilo: Fazla kilolardan kurtulmak bacak damarlarına binen yükün hafiflemesini sağlar. Ayrıca az tuz tüketmek varis nedeniyle görülen şişliklerin azalmasına yardımcı olur.

Ayakkabı Seçimi: Topuklu ayakkabılardan uzak durun. Düz ayakkabılar baldırlarınızın çalışmasına yardımcı olduğundan kan dolaşımını geliştirir. Ayakkabı seçimi kadar kıyafet seçimi de önemli. Bel bölgesini ve kalça bölgesini sıkan kıyafetler kan dolaşımını olumsuz yönde etkiliyor.

Bacakları Yukarıda Tutmak: Bacalardaki kan dolaşımını artırmak için eve geldiğinizde bacakların altına yastık koyun ve uzanın. Uzandığınızda kalbinizin ayaklarınızdan daha aşağıda olması gerekiyor.

Uzun Süreler Oturmak: Uzun süre oturmak yada ayakta durmak kan dolaşımını olumsuz yönde etkiler. Her 30 dakikada bir pozisyon değiştirip hareket edin.

Bacak Bacak Üstüne Atmak: Bazı uzmanlar bacak bacak üstüne atarak oturmanın bacaklardaki kan dolaşımını yavaşlattığını belirtiyor.

Kaynaklar


, , , , ,

Bu yazıyla ilgili henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın


Not: İmla kurallarına uymayan, kısaltmalar içeren, büyük harflerle yazılan ve daha önceden yapılmış yorumlarla aynı veya benzer içerikli yorumlar onaylanmamaktadır. Sitemiz sağlık danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Sağlık sorunlarınız ile ilgili en doğru bilgileri doktorunuzdan alabilirsiniz.