Lupus Hastalığı Belirtileri

Lupus hastalığı kronik bir bağışıklık sistemi hastalığıdır ve cilt, eklemler ve/veya iç organlarda tahribata yol açabilir. Hastalığın kronik olması, belirtilerinin ve bulguların 6 haftadan uzun, çoğunlukla yıllarca devam etmesinden ileri gelmektedir.

Lupus hastalığında iltihaplanmayla birlikte değişime uğrayan bağışıklık sistemi dokulara ve organlara ataklar gerçekleştirmeye başlar.

Yani normalde vücutta istenmeyen bakteri, virüs ve diğer “yabancı işgalcilere” karşı bağışıklık sistemi tarafından üretilen antikorlar lupus hastalığında sağlıklı dokulara saldırır. Bu nedenle hangi organ/organlar ve doku/dokuların hastalıktan etkileneceğini önceden kestirmek oldukça zordur.

Dünya genelinde milyonlarca (sadece ABD’de 1.5 milyondan fazla) lupus hastası olduğu göz önüne alındığında bu hastalığın nadir olarak görülen bir hastalık olduğunu söylemek pek mümkün değil.

Ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan bir istatistik bulunmuyor ancak yurtdışı kaynaklı araştırmalar her 100 bin yetişkinin 100’nde bu hastalığın görüldüğünü ortaya koyuyor. Bu veriye göre ülkemizde on binlerce lupus hastası olduğunu söyleyebiliriz.

Lupus Belirtileri ve Etkileri

Lupus hastalığını tespit etmek için kullanılacak tek bir test bulunmamaktadır. Hastalık ancak bir takım testlerin bir arada kullanılması ile belirlenebilir. Lupusun teşhisi hastalığın belirtilerinin diğer bazı hastalıkların belirtileri ile çok benzeştiği için oldukça zordur.

Ayrıca lupustan etkilenen organ veya doku kişiden kişiye farklılaştığı için tek bir belirti ile lupusu teşhis etmek mümkün değildir. Ancak yine de uygun testlerin kullanılması ve test sonuçlarının dikkatli bir şekilde incelenmesiyle tespit edilebilir.

Kaşıntı: Yüzde, her iki yanakta, elmacık kemiklerinin üzerinde ve civarında şiddetli kaşıntı ve kızarıklık oluşabilir. Kızaran bölümler yüze karşıdan bakıldığında “kelebek” şeklindedir.

Bu kaşıntı ve kızarıklık lupus hastalarının yaklaşık %30’unda görülür. Kaşıntı ve kızarıklık genellikle güneş ışığında kötüleşme eğilimindedir.

Ancak durum yakından incelenmelidir çünkü bu kaşıntı güneş hassasiyeti veya başka bir cilt sorununun belirtisi olabilir.





Ağız İçi Ülserler (Aft): Ağız içinde oluşan ülserler en yaygın olarak görülen lupus belirtileri arasındadır. Lupusun neden olduğu ülserlerin diğer ağız içi ülserlerden farklı genellikle ağrı yapmamalarıdır. Bu ülserler daha çok damak bölgesinde görülür ayrıca burun içinde de oluşabilir.

Eklemlerin Şişmesi: Eklem bölgelerinin kızarması, hassaslaşması ve şişmesi lupus hastalığına işaret ediyor olabilir. Ancak bu eklem sorunları artritle benzeştiği için tek başına lupus hastalığının teşhisi için yeterli değildir.

Eklem şişliğinin ne kadar süredir devam ettiği, kaç eklemi etkilediği, küçük eklemlerin etkilenip etkilenmediğini bilmek artritle lupusun ayırt edilebilmesi için önemlidir.

Kalp Zarı İltihabı: Kalp zarının iltihaplanması (perikardit) ve/veya akciğer zarının iltihaplanması (plöritis) lupus belirtisi olabilir.

Bu iltihaplanmalar genellikle kalbin veya akciğerlerin fonksiyonunu etkilemez ancak “bıçak gibi” olarak tanımlanan göğüs ağrılarına yol açabilir. Ağrıya ek olarak zaman zaman nefes darlığı görülebilir.

İdrar Testi: Normal bir idrar testinde idrarda kan veya protein bulunmaz. İdrarda kan veya protein bulunması lupus belirtisi olabilir çünkü bağışıklık sistemi tarafından tahrip edilen böbrekler proteini tam anlamıyla süzme yeteneğini kaybetmeye başlar.

Ancak lupusun diğer belirtilerinde olduğu gibi bu belirti de idrar yolu enfeksiyonu veya böbrek taşı gibi bir diğer sağlık probleminin sonucu olarak ortaya çıkabilir.

Psikolojik Sorunlar: Lupus nedeniyle beyin ya da merkezi sinir sistemi hasar gördüyse hasta nöbet geçirebilir veya ruhsal dengesi bozulabilir.

Bu belirtilere ek olarak nedeni belirlenemeyen baş ağrısı, görme bozuklukları, aşırı kaygı gibi sorunlar baş gösterebilir.

Anemi: Kırmızı kan hücresi sayısının azalmasıyla ortaya çıkan anemi lupus belirtileri arasındadır. Lupus hastalığına bağlı olarak gelişen anemiye “hemolitik anemi” adı verilir. Bu anemide sorun kırmızı kan hücresi üretimi değil, mevcut kırmızı kan hücrelerinin hastalık nedeniyle yok edilmesidir.

Diğer Belirtiler: Strese veya soğuğa maruz kalındığında el ve ayak parmaklarının beyaza veya maviye dönmesi, göz kuruluğu, zihin karışıklığı, hafızanın zayıflaması, saç dökülmesi, halsizlik ve ateş lupus hastalığının diğer belirtileri arasındadır.




Lupus Hastalığı Türleri

Sistemik Lupus Eritematozus (SLE): En yaygın olarak görülen lupus türüdür ve lupus dendiğinde genellikle “SLE” anlaşılır. Bu lupus türünde hastalık vücudun birçok noktasını etkileyebilir.

Belirtileri hafif veya ciddi olabilir.

SLE genellikle 15-25 yaş arasındaki insanları etkiler ancak çocukluk döneminde veya 50 yaş üstü yetişkinlerde de ortaya çıkabilir.

Diskoid Lupus Eritematozus: Bu lupus türü cildi etkiler ve kronik bir cilt hastalığı olarak tanımlanabilir. Yüz ve saç derisi başta olmak üzere cildin diğer bölgelerinde kabarıklık, pullanma, kızarıklık ve kaşıntıyla kendini belli eder.

Kaşıntı günlerce veya aralıklarla yıllarca sürebilir. Diskoid lupus nadir olmakla birlikte zamanla SLE’ye dönüşebilir.

Bu türün bir alt türü olarak kabul edilebilecek “Subakut kutanöz lupus”ta ise güneş hassasiyetiyle birlikte deri lezyonları ortaya çıkar.

İlaca Bağlı Lupus: Antiepileptik ilaçlar, yüksek tansiyon ve tiroid ilaçları, antibiyotik ve mantar önleyici ilaçlar, oral kontraseptif haplar lupusa neden olabilir.

Belirtileri SLE belirtileri (artrit, kaşıntı, ateş, göğüs ağrısı) ile benzeşir.

Kullanılan ilaç bırakıldığında kendi kendine iyileşebilir.

Yenidoğan Lupusu: SLE, Sjögren sendromu, ya da hiç hastalığı olan kadınların yeni bebeklerinde oluşabilen nadir bir hastalıktır.

Lupus Tedavisi

Hastalığın tam tedavisi yoktur ancak neden olduğu sorunlar kontrol altında tutulabilir. Örneğin lupus nedeniyle eklem sorunları yaşanıyorsa bir romatoloğa gidilerek ağrılar ve şişlik kontrol altına alınabilir veya cilt sorunları için bir dermatoloğa gidilebilir.

Hastalığın tedavisi için izlenecek yol ve gidilecek doktor hangi organların ve dokuların etkilendiğine bağlı olarak değişebilir.

Hastalığın genel kontrolü ise bağışıklık sistemi hastalıklarının tedavisinde uzmanlaşmış klinik immunolojistler tarafından yapılabilir.

Hastalığın ilerleyişi ve etkisine bağlı olarak aşağıdaki doktorlara gidilmesi gerekebilir;

Romatolog: Eklemlerde şişlik neden artrit ve diğer hastalıkların tedavisi.

Klinik İmmunolojist: Bağışıklık sistemi hastalıklarının tedavisi.

Nefrolog: Böbrek hastalıkları tedavisi.

Hematolog: Kan bozukluklarının tedavisi.

Dermatolog: Cilt hastalıklarının tedavisi.

Nörolog: Sinir sistemi ile sorunların tedavisi.

Kardiyolog: Kalp ve damar problemleri tedavisi.

Endokrinolog: Bezleri ve hormonlar ile ilgili sorunları tedavisi.

Psikolog: Ruhsal sorunların tedavisi.

Doktorunuz ihtiyacınıza göre bir tedavi programı oluşturarak bu programın takibini yapacaktır.

Tedavide ana hedefler hastalığın organlara ve diğer dokulara verdiği zararı en aza indirmek, şişlik ve ağrıları önlemek, bağışıklık sistemini güçlendirmek, eklem tahribatını kontrol altında tutmak ve hormon dengesini korumaktır.

Eklem ağrılarını önlemek, ağrıları hafifletmek, yüksek tansiyonu düşürmek, iltihabı geçirmek ve yüksek kolesterolü kontrol altına alabilmek için ilaç tedavisi uygulanabilir.

Hasta tedavi süresi boyunca hastalığın yeni belirtilerine karşı dikkatli olmalı ve varsa bu belirtileri doktoruyla paylaşmalıdır.

Lupus Hastalığıyla İlgili Bazı Bilgiler

Lupus bulaşıcı bir hastalık değildir ve cinsel yolla bulaşmaz. Bu hastalığı kimseden almazsınız veya kimseye bulaştıramazsınız.

Lupus kanser hastalığına benzemez ve kanserle bir ilgisi yoktur. Kanser durdurulamayan hücre büyümesi ve buna bağlı kötü huylu doku oluşumlarıyla ortaya çıkar. Lupus hastalığında ise durum bağışıklık sisteminin sağlıklı dokuları tahrip etmesidir.

Lupus bir bağışıklık sistemi hastalığı olmasına karşın HIV ve AIDS ile alakalı değildir. HIV virüsü bağışıklık sistemini görevini tam olarak yerine getiremeyecek kadar zayıflatırken lupus hastalığında bağışıklık sistemi aşırı aktiftir.

Lupusun etkileri hafif veya hayati tehlike yaratacak kadar şiddetli olabilir. Bu nedenle mutlaka profesyonel tedavi gerektirir ve doktor tarafından düzenli olarak kontrol edilmesi gereken bir hastalıktır. Lupus hastaları doğru tedavi yöntemleriyle normal bir hayat sürebilirler.

Lupus çoğunlukla 15-44 yaş arasındaki kadınlarda görülür (erkeklere oranla 9 kat daha fazla) ancak erkekler ve çocuklarda da ortaya çıkabilir. 15-44 yaş arası herkes için lupusun en çok görüldüğü yaş aralığıdır. Lupus hastalığı görülen yetişkinlerin %15’i ise 55 yaş ve üzerindedir.

Yapılan araştırmalar genetik özelliklerin hastalık üzerinde önemli bir etkisi olduğunu ortaya koymakla birlikte hastalığın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Her ırktan, yaştan ve cinsiyetten insanda lupus hastalığı görülebilmektedir.

Kaynaklar


, , , , ,

Bu yazıyla ilgili henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın


Not: İmla kurallarına uymayan, kısaltmalar içeren, büyük harflerle yazılan ve daha önceden yapılmış yorumlarla aynı veya benzer içerikli yorumlar onaylanmamaktadır. Sitemiz sağlık danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Sağlık sorunlarınız ile ilgili en doğru bilgileri doktorunuzdan alabilirsiniz.