İnsülin Direnci Nedir?

İnsülin direnci vücudun yeterince insülin üretmesi ancak bu insülini efektif olarak kullanamaması anlamına gelir. İnsülin direnci olan kişilerde normalde hücreler tarafından kullanılan glikoz (kan şekeri) kanda birikmeye başlar ve bu durum zaman içinde tip 2 diyabete yol açabilir.

İnsülin direnci sorunu yaşayan insanların büyük çoğunluğu bu sorunun farkında değildir ve yıllarca bu problemle yaşamaya devam eder.

İyi haber ise insülin direnci erken dönemde tespit edilebilirse hayat tarzı ve beslenme alışkanlıklarında yapılacak düzenlemelerle tip 2 diyabet önlenebilir veya oluşumu geciktirilebilir.

İnsülin Nedir ve Görevleri Nelerdir?

İnsülin midenin hemen arkasında bulunan pankreasta üretilen bir hormondur ve burada üretilen insülin kana salınır.

İnsülinin başlıca görevi sindirilen gıdalardan elde edilen glikozun hücreler tarafından emilmesini sağlamaktır. Bu sayede vücudumuz ihtiyacı olan enerjiyi üretir.

Yemek yedikten sonra artan glikoz (kan şekeri) seviyesiyle birlikte pankreas bu glikozu hücrelere ulaştırmak için insülin salgılamaya başlar. İnsülin sayesinde hücrelere ulaştırılan glikoz burada enerji üretiminde kullanılır ve kanda bulunan glikoz seviyesi düşmeye başlar.

Glikozun fazlası ise karaciğerde ve kas dokusunda depolanır.

Sağlıklı bir insanda bu işlemler insülin ve kan şekeri seviyelerinin normal düzeylerde kalmasını sağlar.


İnsülin Direncinde Ne Olur?

İnsülin direncinde glikozu işlemekle görevli kas, yağ ve karaciğer hücreleri insüline direnç göstermeye başlar. Yani kanla birlikte vücudu gezen glikozu işlemek için isteksizdirler diyebiliriz.

Hücreleri glikozu işlemeye zorlamak için daha fazla insülin üretilmesi gerekir. Pankreas fazla insülini üretebildikçe kanda bulunan glikoz seviyesi normal değerlerde kalır.

Ancak bir süre sonra pankreas bu fazla mesaiyi yapamamaya başlar ve yeterince insülin üretemez. Buna bağlı olarak kandaki glikoz miktarı artmaya başlar ve tip 2 diyabetin yolu açılır.

Uzun süre devam eden insülin direncinin yaratabileceği tek sorun tip 2 diyabet değildir. Dirence bağlı olarak yüksek tansiyon oluşabilir ve bu kalp hastalıklarının önünü açar.

Obezite, iyi kolesterol olarak bilinen HDL kolesterol seviyesinin düşmesi, böbrek hasarı, karaciğer yağlanması, kadınlarda polikistik over sendromu görülme riski artar. İnsülin direnciyle birlikte ortaya çıkan tüm bu sorunlar bir arada görüldüğünde buna “metabolik sendrom” adı verilir. Metabolik sendrom tedavi edilmezse damar tıkanıklığına bağlı kalp krizi veya felç riskini önemli oranda arttırır ve hayati tehlike yaratabilir.

İnsülin Direncinin Nedenleri Nelerdir?

İnsülin direncinin neden bazı insanlarda görüldüğü ve bazılarında görülmediği konusunda net bir cevap bulunmamaktadır. Ancak genetik özelliklerin, beslenme şeklinin ve yaşam tarzının insülin direncinin görülme oranını yükselttiği bilinmektedir.

40 yaşın üzerinde olmak, vücut kitle indeksi 25’in üzerinde olması, bel çevresinin erkekte 100 cm, kadında 80 cm’den geniş olması, yakın aile bireylerinde tip 2 diyabet, yüksek tansiyon ya da arterioskleroz olması, yüksek kan basıncı, iyi kolesterolün düşük olması, kandaki trigliseritlerin yüksek olması ve fiziksel aktivite azlığı insülin direnci nedenleri arasında gösterilmektedir.

Bu nedenler dışında son yıllarda yapılan araştırmalar uyku düzeninin bozulmasına ve uyku kalitesinin azalmasına yol açan “uyku apnesi” gibi rahatsızlıkların obezite ve insülin direncine neden olabileceğini ortaya koymaktadır.

İnsülin Direnci Belirtileri Nelerdir?

Hücreler glikozu işlemek için direnç göstermesine karşın pankreas daha fazla insülin üreterek bu açığı kapatır. Bu aşamada insülin direnci yıllarca herhangi bir belirtiye yol açmayabilir.

Ancak pankreas aşırı yük nedeniyle bir süre sonra direnci kırmak için ürettiği fazladan insülini üretemez duruma gelebilir. İşte bu noktada özellikle ciltte görülen bazı belirtiler ortaya çıkabilir.

Boyun ve sırtta cildin bazı bölgelerinde koyulaşma, boyun bölgesinde cildin boynu saran bir halka şeklinde koyulaşması, diz kapağı, dirsek ve bileklerin kararması ilerlemiş insülin direncinin bazı belirtileridir.

İlerleyen aşamalarda uyuşukluk, aşırı açlık hissi, konsantrasyon eksikliği ve yüksek tansiyon gibi belirtiler görülebilir.

Ayrıca uzmanlar beslenme şekli değişmemesine rağmen özellikle bel çevresinin yağlanmaya başlamasının insülin direncinin ilk belirtilerinden biri olabileceğini söylemektedir.

Nasıl Tespit Edilir?

Homeostatik model değerlendirme yöntemiyle (HOMA-IR) insülin direnci ve insülin üreten beta-hücrelerinin fonksiyonları incelenebilmektedir.

İnsülin direncinin tam tespiti için doktorunuz aralarında kan şekerinin ölçüldüğü glikoz tolerans testi, hemoglobin yüzdesinin hesaplanarak geçmiş 3 ay boyunca kandaki glikoz değernin ortlamasını veren A1c veya diğer adıyla glycohemoglobin testi, HDL, LDL, trigliseritler ve toplam kolesterolün ölçüldüğü lipid profil testi ve insülin direncine bağlı kalp hastalıkları riskinin ölçülebildiği hs-CRP testini isteyebilir.

Bazı durumlarda insülin direnci sendromunun bir sonucu olarak karaciğer hasar görebilir. Karaciğerin hasar gördüğü idrarda bulunan protein ile tespit edilebilir.

Her doktor değil ancak bazı doktorlar ilerlemiş insülin direncinin karaciğere hasar verip vermediğini görebilmek için yukarıdaki testlere ek olarak idrar tahlili isteyebilir.

İnsülin Direnci Tedavisi

Doğru bir beslenme programı, daha çok fiziksel aktivite ve fazla kiloların verilmesi insülin direncinin tedavisinde önemli bir rol oynamaktadır.

Yapılan testler sonucunda insülin direnciniz olduğu tespit edilirse doktorunuz size beslenmenizle ilgili bazı bilgiler verecek ya da bir beslenme uzmanına yönlendirecektir. İnsülin direnci olan kişilere genellikle yağsız et, yeşil yapraklı sebzeler, daha fazla besin lifi alabilecekleri gıdalar, taze meyveler ve bakliyat tüketmeleri önerilir.

Kan şekeri seviyesinin korunması ve şeker seviyesinde dalgalanmalar oluşmaması için kahvaltıyı atlamadan her gün 3 öğün ve 2-3 ara öğün olarak yemek yemek önemlidir.

Omega 3 yağ asidi bakımından zengin olan balık, keten tohumu, yumurta gibi besinlerin daha çok tüketilmesi önerilir. Bazı durumlarda omega 3 takviyesi kullanılması önerilebilir.

İnsülin seviyesinin korunması için bir diğer önemli nokta düzenli egzersizdir. Düzenli egzersiz hormon dengesinin korunmasına yardımcı olurken stresi azaltarak böbreküstü bezlerinin fazladan hormon üretmesini önler.

Uyku düzeninin sağlanması, alkol tüketiminin azaltılması, sigaranın bırakılması hem insülin direncinin tedavisinde hem de genel sağlığın korunması açısından oldukça önemli noktalardır.

İnsülin direncini kırmak için ilaç tedavisi genellikle hastanın tip 2 diyabet riski yüksekse tercih edilir.

Kaynaklar


, , , , , ,

Bu yazıyla ilgili henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın


Not: İmla kurallarına uymayan, kısaltmalar içeren, büyük harflerle yazılan ve daha önceden yapılmış yorumlarla aynı veya benzer içerikli yorumlar onaylanmamaktadır. Sitemiz sağlık danışmanlığı hizmeti vermemektedir. Sağlık sorunlarınız ile ilgili en doğru bilgileri doktorunuzdan alabilirsiniz.