Akciğer Kanseri Belirtileri

Akciğer Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Akciğer kanseri belirtilerine geçmeden önce, düzenli olarak kontrol yaptırmanın kanserin belirlenmesi açısından ne kadar önemli olduğu hakkında kısa bir bilgi vereyim. Akciğer kanseri olan hastaların yaklaşık %25’inde hiçbir belirti görülmemektedir. Bu kişiler akciğer kanseri olduklarını, başka bir şikayet veya hastalık nedeniyle röntgen çektirdiklerinde öğrenmektedir. Kanser tedavisinde erken teşhisin önemi düşünüldüğünde, düzenli olarak kontrol yaptırmak akciğer ve diğer kanser türlerinin zamanında belirlenmesi açısından hayati önem taşımaktadır. Belirti görülmeyen kısım dışında kalan diğer hastalarda ise yeni başlamış öksürük, öksürükle birlikte kan gelmesi, göğüs bölgesinde donuk ve sürekli ağrı, nefes darlığı, sesli nefes alıp verme gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Akciğer kanseri belirtileri; akciğerlerdeki tümör veya tümörlerin etkilerine bağlı olarak kanda, hormonlarda ve vücudun diğer bölgelerinde kendini gösterebilir.

Akciğer Kanseri Belirtileri

Akciğer kanserinin karakteristik belirtileri inatçı öksürük, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve öksürürken kan gelmesidir. Öksürürken kan gelmesi akciğer kanseri olan kişilerin yaklaşık %25’inde görülmektedir. Tabii belirtiler tümörün büyüklüğüne ve vücudun başka bölgelerinde tümör olup olmadığına bağlı olarak değişebilmektedir. Akciğer kanseri nedeniyle hormon dengesizlikleri görülebilir, kanda değişimler meydana gelebilir ya da diğer organlarda rahatsızlıklar görülebilir. Her iki akciğerde ya da tek akciğerde bulunan metastatik tümörlerin neden olduğu belirtiler, tümörün yeri ve büyüklüğü ile yakından ilgilidir. Akciğerinde metastatik tümör bulunan hastaların yaklaşık %40’ında bazı belirtiler görülür.

Erken Dönem Belirtileri

Geçmeyen Öksürük: Birçok insan inatçı öksürüğü toza, alerjilere, gribe, dumana, hava kirliliğine ve diğer faktörlere bağlayarak pek önemsemez. Ancak bir kaç hafta boyunca devam eden öksürük akciğer kanseri belirtisi olabilir. Bu öksürükle birlikte kan geliyorsa vakit kaybetmeden muayene olmalısınız. Öksürükle birlikte gelen kan aşırı olmayabilir, balgamın içinde az bir miktar bulunabilir.

Hareketle Birlikte Yaşanan Nefes Darlığı: Akciğer kanserinin bir diğer erken dönem belirtisi nefes darlığıdır. Nefes darlığı sadece aktiviteler sırasında görülür. Bu belirtide genellikle yaş alamaya, fazla kilolara veya yeterince egzersiz yapmamaya bağlanarak göz ardı edilebilmektedir. Fiziksel aktiviteler sırasında “nefessiz” kaldığınızı hissediyorsanız ve sık sık derin nefes alma ihtiyacı duyuyorsanız uzman kontrolüne ihtiyacınız olabilir.

Omuz, Kol, Sırt ve Göğüste Ağrı: Akciğerde oluşan tümörler sinirlere baskı yaptığında vücudun çeşitli bölgelerinde ağrılar görülebilir. Eğer omuz, sırt, göğüs ve kollarınızda herhangi bir zorlanma ya da yaralanmaya bağlı olmayan ağrılar yaşıyorsanız ve bu ağrılar öksürükle birlikte görülüyorsa doktora gitmeniz gerekebilir. Akciğer kanseri olan hastaların %50’si göğüs veya omuz bölgesinde, öksürük ve nefes alıp verme sırasında artan ağrılar yaşamaktadır.

Sık Yaşanan İltihaplı Hastalıklar: Sık sık bronşit ya da akciğer iltihaplanması yaşayanlara, daha sonra akciğer kanseri teşhisi konması nadir olarak görülen bir durum değildir. Eğer tümör, hava kanalına yakın bir noktadaysa bu gibi hastalıkların sık görülmesi normaldir. Tabii bu iltihaplı hastalıklar uzun süreli sigara kullanımı nedeniyle de ortaya çıkabilir. Ancak bu tip hastalıklar tekrar ediyorsa en güvenli yol akciğer kanseri için detaylı bir kontrol yaptırmaktır.

Genel Sağlıkta Görülen Değişimler: Sağlığınızda meydana gelen bazı değişimler, ilgisiz olarak görülse de akciğer kanseri belirtisi olabilir ve bu belirtilerin ciddiye alınması gerekir. Örneğin nedensiz diz ağrısı, kronik yorgunluk, iştah azalması hatta depresyon bile bu belirtiler arasında gösterilmektedir. Burada önemli olan nokta, vücudunuzda meydana gelen değişimlere dikkat ederek doktor kontrolü gerekip gerekmediğine karar verebilmeniz.

Erken dönem belirtileri her akciğer kanseri vakasında görülmeyebilir, hatta erken dönem akciğer kanserinin herhangi bir belirti göstermemesi normal olarak kabul edilir. Fakat kanser ilerledikçe belirtiler ortaya çıkar ve bu belirtiler zaman içinde şiddetini arttırabilir.

İlerleyen aşamalarda aşağıdaki belirtiler görülebilir;

  • Enerji azlığı, kronik yorgunluk
  • Nedeni belirlenemeyen kilo kaybı
  • İştah azlığı
  • Hırıltılı nefes alıp verme
  • Yüzün şişmesi
  • Yüksek ateş
  • Kısık ses
  • Yutkunurken zorlanma
  • Nefes alırken yaşanan ağrılar
  • Parmaklarda şekil değişikliği
  • Lenf bezlerinin şişmesi
  • Karnın sağ tarafında yaşanan ağrılar
  • Kaslarda güçsüzlük
  • Erkeklerde göğüslerin şişmesi
  • Baş dönmesi, zihin karışıklığı
  • Ayak ve el parmak uçlarında batma, karıncalanma

Yukarıdaki belirtilerden bir veya birkaçını yaşıyorsanız muayene olmalısınız. Bu belirtiler başka bir rahatsızlık nedeniyle de görülebilir ancak tedbiri elden bırakmamak adına doktorunuzdan akciğer röntgeni talep edebilirsiniz.

Akciğer Kanseri Yaygın Bir Hastalık mıdır?

Evet, akciğer kanseri dünya genelinde kanser nedeniyle yaşanan ölümlerin (kadın ve erkeklerde) en büyük kısmını oluşturmaktadır. Amerikan Kanser Topluluğu verilerinde göre 2010 yılında 222.250 yeni akciğer vakası yaşanmış ve bu vakaların 157.300’ü ölümle sonuçlanmış. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayınlanan belgelerde ise dünya genelinde akciğer kanseri nedeniyle her yıl 1.370.000 ölüm yaşandığı belirtiliyor. Ülkemizde akciğer kanserinin ne kadar yaygın olduğu konusunda Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanmış bir veri bulunmuyor ancak Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü rakamlarına göre her 14 kişiden 1’ine hayatının bir döneminde akciğer kanseri teşhisi konuluyor.

Akciğer kanseri genel olarak yetişkinleri, özellikle yaşlıları etkileyen bir kanser türü. Akciğer kanseri teşhisi konulan hastaların yaklaşık %70’i 65 yaş ve üzerinde. 45 yaş altı kadın ve erkeklerin toplam akciğer kanseri vakalarına oranı ise %3.

Nelere Dikkat Etmeli?

Diğer kanser türleri gibi akciğer kanseri de, hücrelerin kontrol edilemeyen büyümesinden ve gerektiği gibi yenilememesinden kaynaklanmaktadır. Normal hücreler büyüme, bölünme ve ölme aşamalarını yaşarken kanserli hücreler ölmez, büyüyerek ve bölünerek tümöre neden olur. Bu mutasyona uğramış hücreler akciğerde olduğunda akciğer kanseri görülür.

Hücrelerin mutasyona uğramasının temel nedeni kanserojen maddelerin solunmasıdır ve sigara bu listede ilk sırada gelmektedir. Sigaranın akciğer kanseri riskini ne kadar arttığını hesaplayabilmek için doktorların kullandığı basit bir hesaplama yöntemini kullanabilirsiniz. Günde ortalama içtiğiniz sigara paketi sayısını, sigara içtiğiniz yıl sayısıyla çarparak normal bir insana göre akciğer kanserine yakalanma riskinizin ne kadar arttığınız hesaplayabilirsiniz. Örneğin 20 yıl boyunca günde 1 paket sigara içtiyseniz akciğer kanserine yakalanma riskiniz normal bir insana göre 20 kat daha fazladır.

Bu noktada “pasif içicileri”de unutmamak lazım. Yapılan araştırmalar “ikinci el” sigara dumanının akciğer kanseri riskini %24 oranında arttırdığını ortaya koyuyor. ABD’de her yıl, hayatında hiç sigara içmemiş 3000 kişi “pasif içicilik” nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

Asbest, arsenik, radon gazı, radyasyon ve diğer kanserojen maddelere (berilyum, vinil klorür, nikel kromatlar, kömür ürünleri, hardal gazı, klorometil eterler, benzin ve dizel egzoz gibi) maruz kalınması veya bu kanserojen maddelerin solunması da akciğer kanseri nedenleri arasındadır.

Hava kirliliği son 20 yılda görülen akciğer kanseri vakalarında önemli bir yer tutuyor. Günümüzde akciğer kanseri olanların yaklaşık %1’i düzenli olarak hava kirliliğine maruz kalan kişilerden oluşmaktadır.

Sonuç olarak akciğer kanseri riskinin yükselmemesi için öncelikle sigarayı bırakmalısınız. Sigara içmiyor olsanız bile sigara içilen ortamlardan uzak durmak ve dumanı solumamak kendinizi koruyabilmeniz açısından önemli. Ayrıca hava kirliliğinin arttığı zamanlarda mümkün olduğu kadar az sokağa çıkmak, sokakta olabildiğince az vakit geçirmek bir diğer korunma yolu. Asbest, radon gazı ya da kanserojen olduğu bilinen diğer maddelerin/gazların bulunduğu ortamlarda çalışıyorsanız, iş güvenliğine her zaman dikkat etmeli ve bu kanserojenlerden korunma yolu olarak sunulan imkanları aksatmadan kullanmalısınız.

Kaynaklar



, , , , , ,

Akciğer Kanseri Belirtileri Nelerdir? İçin 2 Yorum Yapılmış

  1. Soran 06/01/2014 #

    Kabus gibi endüstri devrimi ile hastalık oranları mı arttı ne oldu sırf sigara değil neredeyse yediğimiz içtiğimiz her şey kanserojen madde içeriyor. Sigarayı sırf bu hastalık nedeni ile ve yaşadığım diğer sıkıntıları giderebilmek için sigarayı bırakmaya karar verdim bu kararı vermem kolay ama başarmam sancılı oldu. Şimdi nikotin seviyemi de 0 ‘a düşürdüm bundan sonrası temiz hava olacak inşallah. Sağlık sıkıntılarım sigara içtiğim günlere oranla çok çok azaldı. Artık sigaranın içinde bilmediğimiz ne gibi maddeler varsa, ölüm tuzağı.

  2. Adnan 27/10/2014 #

    Yorum yapan arkadasın kabusuna katılıyorum. Bende akciğer kanseriyim. Başlangıç anında tesadüf eseri erken teşhis edildi, Bundan dolayı kemoterapi ve radyoterapi görmedim. Sadece doktorum tespiti doğrultusunda akciğerdeki kanserli bölgeyi tamamen temizlediği ve nükleer ped te alınan sonuçlar şimdilik bunu gösteriyor.

    Akciğer vb kanserleri sigaraya bağlı olarak anlatıyorlar ama benim araştırmam ve bu yönde alman onkoloji uzmanlarının bu konudaki araştırmaları sigarayı 4. etken olarak anlatıyorlar. Bununda altını basta gıdalar, su ve havadaki kirlilikler ilk 3 sırayı kaplıyor. Bundan sonra sigara vb geliyor. Ben bugüne kadar gözlemlerimde sigarayı bırakan en az 10 kişiye kadar tanıdıklarımda 2-5 yıl içinde kansere yakalanıyor. Başta dedem çocukluk yılarımda aşırı sigara içiyordu ani bırakınca nikotinin gözlere etkisinden 6 ay gibi kısa sürede ama oldu bunun dışında yanımda çalışan ustam çocukluk yılarından beri sigara tüketiyordu sigaranın verdiği nefes darlığında sebebinden dolayı bıraktı bıraktığında gayet sağlıklı olduğu söylendi, 6 ay sonra dr gittiğinde akciğer kanseri olduğunu ve çok geç kalındığı vb 10 larca sayabilirim. Sigaranın iyi bir şey olduğunu söylemiyorum. Burada basta gıda, su ve hava kirliğine hiç bakılmıyor.

    Bence bunun çözümü GDO su değiştirilmiş gıdalar, süt olmayan sütler olmayan etler yedirilmesi, özelikle beyaz ette tavukta bu çok net görülüyor. Yani sistem bizlere insan gözüyle bakmıyor sadece bizleri denek tası bir diğer deyimle hepimizi kobay olarak kullanıyor. Gerisi laf gelin buna karsı seslerimizi yükseltelim. Çocukluk yılarımda 50 sene öncesi sigara tüketmeyen erkek yok gibiydi hiç biride kanserden ölmedi, teknoloji artıkça bu oran çok yükseldi her evde 1-2 kişi kanserle mücadele ediyor.

Bir Cevap Yazın